Maçın İçinden
Her derbide önceden kestirilebilir tek unsur olan ilk 20 dakikalık ev sahibi baskısını bu sefer göremedik. Fatih Terim maçtan önceki röportajında da bu baskıyı beklediklerini belirtmişti ancak maç başladıktan sonra beklentilerin tersi bir durumla karşılaştık. Galatasaray ilk 10 dakikada önde baskı kurdu ve ikisi net olmak üzere dört pozisyona girdi. Öndeki şok baskı Fenerbahçe’nin topla birlikte yarı sahahasından çıkmasını zor hale getirdi ve Galatasaray maça belki de beklediğinden bile daha iyi başladı.
Bu süreçte Galatasaray baskılı bir oyun oynarken Fenerbahçe ise topa sahip olma çabasındaydı. Bunu doğru bir şekilde uyguladıkları ilk pozisyonda ise Vedat Muriqi’le penaltıyı bularak 18. dakikada öne geçti. Golden sonra da iki takımın oyun anlayışlarında büyük değişiklik olmazken Galatasaray önde kazandığı toplarda doğrudan kaleye giderek gol aradı.
Galatasaray’da maçın başından beri kornerler ve yandan kullanılan serbest atışlarda ön direkte bulunan Donk 40. dakikada bulunan kornerde bu kez penaltı noktasına doğru konumlandı ve boş kaldığı pozisyonda düzgün bir kafa vuruşu yaparak maça eşitliği getirdi. Golde Donk kadar iki savunmacıyı şarj eden Feghouli’nin de payı büyük.
Devrenin son 5 dakikasında iki takım da ana planının fazla dışında kalmadı ve dengeli bir oyunla soyunma odalarına girildi. 60. dakikaya kadar Fenerbahçe set hücumlarıyla rakip yarı sahaya yerleşmeye çalışırken Galatasaray ise özellikle Onyekuru’yla hızlı hücumlar aradı. Bu süreçte maçtaki tek ciddi pozisyon ise Isla’nın arka direkte yaptığı kafa vuruşuydu. 65. dakikada Altay’ın büyük hatasını Belhanda çektiği çok zayıf şutla değerlendiremedi. 66’da Ersun Yanal kırmızı kartla tribüne gönderildi. 78’de Onyekuru’nun ceza sahasına girdiği pozisyonda Jailson’un yaptığı müdahelenin ardından Galatasaray’ın kazadığı penaltıyı Falcao gole çevirdi. Golün ardından Fenerbahçe’de Isla-Mevlüt değişikliği yapılırken Galatasaray’da Ahmet Çalık, Belhanda’nın yerine oyuna girecekken Belhanda ve Deniz’in tartışması ilerleyince iki oyuncu da kırmızı kart gördü ve Ahmet, Falcao’nun yerine dahil oldu.

Deniz’in atılmasıyla Fenerbahçe en diri ve hızlı atağa çıkabileceği oyuncusunu kaybetmiş oldu. Yani bu iki kırmızı karttan görece daha zararlı çıkan ekip Fenerbahçe oldu.

Ahmet’in de girişiyle beraber Galatasaray rakibini derinde, beşli bir çizgi halinde karşılamaya başladı. Bu çizginin Onyekuru veya Feghouli’nin de katılımıyla altıya da çıktığını gördük.
Son bölümde Fenerbahçe takım halinde Galatasaray yarı sahasına yerleşti ve bu süreçte de Galatasaray yine Onyekuru’yla bir pozisyona girdi ancak değerlendiremedi. Fenerbahçe ise Mehmet Ekici’nin kullandığı serbest atışla gole yaklaştı. Maçın sonunda ise Onyekuru açık alanda bulduğu pozisyonu bu kez gole çevirerek maçın skorunu belirledi.
Oyun Planları ve Mentalite
Fenerbahçe
Ersun Yanal muhtemelen Gustavo’nun geçen hafta gördüğü sarı karttan itibaren derbinin 11’ini düşünmüştür. Garry’nin sakatlığının bulunduğu durumda kanat rotasyonundan Tolga’yı çıkartmamak adına Tolgay Arslan’ı Ozan’ın partneri olarak kullanmayı tercih etti. Hasan Ali’nin oynayabilecek durumda olmasıyla birlikte ise Dirar uzun süre sonra orijini olan sağ açığa geri döndü.

Fenerbahçe, savunmasını bu haftaya kadar olduğu gibi önde kurarak oyunu rakip yarı sahaya yıkma düşüncesiyle maça başladı. Isla hücum koşularına sıkça katılıp ataklarda rol oynasa da Hasan Ali’nin maç eksikliği göze çarptı. Tolga’nın zaten kanat orijinli bir oyuncu olmaması ve arkasından yeterli bindirmenin gelmemesi Fenerbahçe’yi hücum opsiyonlarında daralmaya itti.
Orta alanda Tolgay ve Ozan tempolu bir şekilde savunma yapsalar da Tolgay’ın çok hücumcu bir orta saha olmaması bu alanda nicel üstünlük sağlayamamalarına neden oldu. Muriqi, hem kanatlara açılıp kısa beklerden hava topu aldı hem de ilerideki hareketliliğiyle arkasındaki oyuncuları rahatlattı ancak topla oynarken geriden pasla çıkma çabalarının yanında hücum oyuncuları orta alanda top almaya gelmeyince blokların arasındaki mesafe oldukça açıldı.
Fenerbahçe 0-0 ve 1-0’ı arasında uçurum olacak şekilde farklı oynamadı. 2-1’e kadar ana planda ısrar edildi ancak sonuç vermediği de ortadaydı. 2-1’in hemen ardından gelen Isla-Mevlüt değişikliği ve Deniz’in kırmızı kart görmesinin üzerine Ozan tek orta saha gibi oynarken hücumcu bir oyun planına geçildi.

Bu yapı değişikliğinden sonra Fenerbahçe rakip yarı alanda daha büyük varlık gösterdi ve pozisyona girmeyi de başardı ancak sonuç alamadı. Son dakikalarda 11 kişiyle rakip sahada bulunan Fenerbahçe bu nedenle arkada büyük boşluklar verdi ve 97. dakikada Onyekuru bu boşluklardan birini değerlendirerek farkı ikiye çıkartıp maçı bitirdi.
Galatasaray
Geçtiğimiz hafta tüm rakiplerinin puan kaybının ardından 90. dakikaya 1-0 önde girdiği bir maçta Fatih Terim’i belki de en çok üzecek şey oldu ve Mario Lemina sakatlanarak oyundan çıktı. Hocanın Ahmet’i stoperde oynatıp orta sahada Donk’u mu kullanacağı yoksa farklı bir çözüme mi gideceği düşünülüyordu. Kadrolar açıklandığında ise Donk stoperde, Seri, Lemina’nın görevinde, yanında ise Belhanda vardı. Ömer’i ilk 11 başlatarak dinamik ve çift yönlü bir orta saha kurulmak istendi. Saracchi ve Onyekuru’yla sol kanadı hız ve tempoya dayalı kuran Fatih Terim sağ kanadı ise iyi anlaşan ve topu kullanmakta daha meziyetli olan Mariano-Feghouli ikilisine teslim etti.

Seri’nin savunma arasına girerek oyun kurması ve bunu başarılı bir şekilde yapması hem topu saklarken hem de uzun paslarında takımı rahatlatmanın yanında hızlı hücumlara da çıkabilmelerini sağladı.
Belhanda sezon performansının aksine istekli ve tempolu bir maç çıkartarak Ömer’i de Seri’yi de oldukça rahatlattı. Takım performansının yükselmesiyle Ömer Bayram daha az öne çıkar oldu ve üzerindeki baskıyı da son haftalarda bir hayli azalttı. Feghouli geçen sezon olduğu gibi bu sene de ligin ikinci yarısında vitesi arttırarak Kadıköy’e geldi ve bu maçta Mariano’ya savunma açısından fazlasıyla yardım etti.
Onyekuru, 100 dakika boyunca temposunu neredeyse hiç düşürmeden hem Saracchi’nin savunmasına destek oldu hem savunma arkasına yaptığı koşularla Isla ve Jailson’u yordu. Falcao ise ön alanda pas yollarını kapatarak savunmayı başlatan isim oldu.
Sonuca Giden Yol
Galatasaray ilk düdükle birlikte rakip sahada baskı kurarak Fenerbahçe’nin toplu oyununu bozmaya çalıştı ve genel yüzde itibarıyla başarılı da oldu. Top Altay’dayken Falcao’yla başlayan pres Fenerbahçe yarı alanı geçene kadar sürdü ve bunu belirli dakikalarda dinlenerek maçın geneline yayabildiler.


Altay’ın baskı sonucu doğrudan taca giden uzun topu 
Savunma dörtlüsü ise Fenerbahçe’nin aksine derinde bekleyerek rakibini karşılarken 100 dakika boyunca konsantrasyon bozulması yaşamadan plana sadık kaldı. Fenerbahçe’nin orta alanda çoğalamaması ise gerideki savunmayı adam ve alan paylaşımında rahatlattı. Birçok pozisyonda çizgi halinde olan Galatasaray müdafası hem arkaya yapılan koşularda ofsaytı bozmamış hem de aralarında kopukluk yaşamamış oldu.











